Çevresel ve Sosyal Risk Yönetimi

  • Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirme Süreci

    Bankalar, kredilendirme faaliyetleri ile desteklediği projelerde, önemli derecede çevresel veya sosyal etkilere neden olabilecek risklerle (Örneğin; petrol sızıntısı vb.) karşı karşıyadır. Bu riskleri zamanında ve uygun şekilde değerlendirip önlem alamamak, Banka itibarının zarar görmesine ve sonuç olarak yatırımcı desteği ve müşteri bağlılığının kaybedilmesine yol açabilir.

    Garanti BBVA, bu gibi risklerin proaktif yönetimini, yalnızca risk yönetimi açısından başarıya ulaşmak için kritik öneme sahip bir konu olarak değil, aynı zamanda paydaşlarına karşı en asli görevlerinden biri olarak görmektedir. Bu konuda Banka, tüm operasyonlarının odağına yerleştirilmiş olan etkili yaklaşımı sayesinde doğal kaynak tüketimini takip etmekte, azaltmak için adımlar atmakta ve tedarikçilerle işbirliği yapmaktadır. Buna ek olarak, Garanti BBVA, çalışmalarını geniş bir ölçeğe yaymak amacıyla kredi portföyünde, Çevresel ve Sosyal Kredi Politikaları kapsamında, içinde Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirme Modeli (ÇSEDM) de olan Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirme Süreci (ÇSEDS)’ni uygulamaktadır.

    Garanti BBVA finanse ettiği projelerin yasaların ve Banka’nın politikalarının gerektirdiği sosyal ve çevresel standartları karşılamasını, proje sahibi/sahiplerinin risk değerlendirmesi yapmasını, gerekirse öngörülen önlemleri almasını ve etkin iç denetim sistemlerine sahip olmasını gözetmektedir. Garanti BBVA, müşterileri tarafından çevresel ve sosyal aksiyon planlarının uygulanmasını sağlamak adına 2015, 2016 ve 2017 yıllarında sırasıyla 26, 22 ve 28 adet saha ziyareti gerçekleştirmiştir.

    ÇSEDS kapsamındaki 2018 hedeflerimiz:

    • Minimum 20 saha ziyareti gerçekleştirilmesi ve
    • Risk Değerlendirme Sistemi kapsamının genişletilerek tüm protföyün kapsama dahil edilmesi (Pilot süreç).

    Garanti BBVA, ÇSEDS’ni dış paydaşlarına çeşitli platformlarda anlatarak, finansal olmayan bu riskler konusunda gerek reel sektörün, gerekse finans sektörünün bilgi ve farkındalık düzeyinin artmasına katkıda bulunmaktadır. Bu kapsamdaki bazı örnekler aşağıdaki gibidir:

    • 2013 yılında Garanti BBVA, müşterileri ve Türk bankacılık sektörü ile sürdürülebilirlik çalıştayları düzenlemeye başlamıştır. İlk çalıştay, Garanti BBVA'nın çevresel ve sosyal risk yönetimi sürecini Türk bankalarına ve reel sektör şirketlerine detaylı olarak sunduğu 2013 yılının Mart ayında gerçekleştirildi.
    • 2015 yılı Mayıs ayında Garanti BBVA, Çevresel ve Sosyal Risk Yönetimi konusunda Boğaziçi Üniversitesi ile birlikte ikinci bir çalıştay gerçekleştirmiştir. Çalıştayda, projelerin çevresel ve sosyal risk yönetimi konusunda Banka yaklaşımı ve bu konudaki ulusal ve uluslararası en iyi uygulamalar sunulmuştur. Çalıştayda, Garanti BBVA'nın yanı sıra EBRD’den bir temsilci, sorumlu yatırım konusunda tecrübe sahibi bir uzman ve iki adet uluslararası danışman firma uzmanları da sunum yaparak bilgi ve deneyimlerini paylaşmıştır.
    • 2016 yılı Aralık ayında Garanti BBVA, çevresel ve sosyal risk yönetim sistemlerinde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, CDP ve uluslararası danışmanlık şirketlerinin deneyimlerini sundukları 3. Sürdürülebilirlik ve Risk Yönetimi Çalıştayı'na ev sahipliği yaptı.
    • 2017 yılı Eylül ayında Garanti BBVA, enerji ve altyapı sektörlerinden kurumsal müşterilerin, TCFD (Finansal İstikrar Kurulu'nun İklim ile Bağlantılı Finansal Beyan Görev Gücü) tavsiyeleri ve karbon fiyatlandırması gibi yeni dönem sürdürülebilir iş başlıkları hakkında bilgilendirildiği 4. Sürdürülebilirlik ve Risk Yönetimi Çalıştayı'na ev sahipliği yapmıştır.
    • 2018 yılı Nisan ayında Garanti BBVA, REC Türkiye’nin Boğaziçi Yaşamboyu Eğitim Merkezi işbirliği ile düzenlediği Kurumsal Sürdürülebilirlik Sertifikasyonu Programı kapsamında ‘Finansta Sürdürülebilirlik’ konulu bir eğitim vermiştir.

    Garanti BBVA 2015 yılında, EBRD tarafından finansal kurumlara verilen eğitimlerde, etkili sürdürülebilirlik politikası ve Çevresel ve Sosyal Risk Yönetimi konusundaki uygulamaları açısından, en iyi uygulama örnekleri arasında gösterilmiştir.

    Aynı zamanda Garanti BBVA, Birleşmiş Milletler kuruluşları olan BMKİS, BMİDÇS ve BMÇP tarafından hazırlanmış olan iklim değişikliği adaptasyonuna yönelik “The Business Case for Responsible Corporate Adaptation: Strengthening Private Sector and Community Resilience” adlı raporda, su risklerinin önlenmesi ve finansal sürdürülebilirliğin sağlanması için politikaların uygulanması konusunda örnek olarak gösterilmiştir. Garanti BBVA, bu raporda örnek gösterilen Türkiye'den tek şirket ve dünyada ise yalnızca 2 bankadan biri olmuştur.

  • Çevresel ve Sosyal Kredi Politikaları

    Garanti BBVA, banka tarafından sağlanan kredilerin dolaylı etkilerini en aza indirmek amacıyla, Çevresel ve Sosyal Kredi Politikaları (ÇSKP)’nı geliştirip, ilk olarak 2011 yılında uygulamaya koymuştur. Bu politikalar, Garanti BBVA’nın kredilendirdiği faaliyetlere yönelik çevresel ve sosyal ilkeleri içermekte ve bu politikalar çerçevesinde “Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirme Süreci” (ÇSEDS) yürütülmektedir. ÇSEDS kapsamında Garanti BBVA, finansman sağladığı projelerin, mevzuat kapsamında getirilen çevresel ve sosyal standartlara ve Banka’nın politikalarına uymasını, gerekiyorsa proje sahiplerince bir etki değerlendirmesi yaptırılmasını, değerlendirme sonucunda öngörülen potansiyel riskler için alınması gereken önlemlerin proje sahiplerince alınmasını ve proje sahiplerinin yeterli kontrol ve takip mekanizmalarını kurmuş olmalarını sağlamaktadır.

    Bir Yönetim Kurulu Üyesinin başkanlığında Sürdürülebilirlik Komitesi’ne bağlı olarak çalışmalarını yürüten Ekibin, çevresel ve sosyal risk yönetimiyle ilgili sorumlulukları şunlardır:

    • Çevresel ve sosyal risk yönetimi politika, strateji ve uygulama ilkelerinin değerlendirilmesi;
    • Sert ve yumuşak kontroller vasıtasıyla risk yönetimi ilkelerinin Garanti BBVA ve iştirakleri genelinde yaygın biçimde benimsenmesinin sağlanması ve
    • Müşterilere ve diğer müdürlüklere çevresel ve sosyal risklerle bağlantılı önlemler konusunda teknik ve uygulama desteği verilmesi.

    Garanti BBVA’nın Kurumsal ve Ticari Krediler Risk Yönetimi Birimi aynı zamanda ÇSEDS’nin etkin uygulanmasından da sorumludur. Bağımsız bir danışmanlık firmasının desteği ile tasarlanan ÇSEDS, yukarıda bahsedildiği gibi “Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirme Modeli”’ni (ÇSEDM) de içermektedir.

    Garanti BBVA’nın, Proje Finansmanı Birimi bünyesinde yer alan Sürdürülebilirlik Ekibi’nde ÇSY uzmanları çalışmaktadır. Bu sebeple, Garanti BBVA kendi bünyesindeki uzmanları ile, ÇSEDM kapsamına giren ve çevresel ve sosyal etkiler açısından yüksek riskli olarak sınıflandırılan projelerin takibini yapabiliyor, rutin izleme raporlarını gözden geçirerek onaylıyor ve saha ziyaretlerine katılıyor. Çevresel ve Sosyal (Ç&S) durum tespiti, kararlaştırılan çalışma kapsamı üzerinde bağımsız proje danışmanı tarafından yürütülmektedir. Ç&S durum tespit süreci, danışmanlar tarafından hazırlanan raporlar aracılığıyla tüm kredi verenler tarafından takip edilmektedir. Bu süreçte, kredi veren/kredi verenler konsorsiyumu ile danışman arasındaki iletişim, projenin kredi verenler temsilcisi tarafından sağlanmaktadır.

    Garanti BBVA’nın, bankanın finansmanında yer aldığı projelerde çalışabilecek ve banka uzmanları tarafından onaylanmış çevre, sosyal, iş sağlığı ve güvenliği danışmanlığı firmalarının yer aldığı onaylı bağımsız danışman firma listesi bulunmaktadır. Projelerde, iş kapsamı hazırlanır ve onaylı firma listesinde yer alan en az üç bağımsız danışman firmadan teklifler toplanır. Tüm teklifler, bir takım seçim kriterleri (Örneğin; sektördeki tecrübeleri, önerilen proje ekibi, maliyet, bağımsızlık ilkesi vb. kriterler) dikkate alınarak değerlendirilir ve seçilen bağımsız danışman projeye atanır.

    ÇSKP Kapsamında Finanse Edilmeyen Projeler

    Finansal olmayan riskleri değerlendirerek gerekli görülen durumlarda düzeltmeler talep etmemize olanak tanıyan ÇSEDS mekanizmalarımız ve Çevresel ve Sosyal Kredi Politikalarımız çerçevesinde aşağıda belirtilen faaliyetleri finansman kapsamı haricinde tutuyoruz.

    Garanti BBVA’nın Finanse Etmediği Faaliyetler:

    1

    Kitle imha silahları ve kara mayınları üretimi ile iştigali olan firmalar

    2

    Çocuk işçi çalıştırdığı veya insan haklarına aykırı davranışlarda bulunduğu anlaşılan kişi ve kuruluşlar

    3

    Yasaklanmış asbest liflerinin üretimi ve ticareti ve ayrıca radyoaktif madde üretimi veya ticareti (sağlık ekipmanları, kalite kontrol cihazları ve radyoaktif madde kullanımının son derece sınırlı veya cüzi olduğu durumlar veya yeterli korumanın sağlandığı durumlar haricinde) ile iştigal eden kişi veya kuruluşlar

    4

    Aşırı balık avcılığı oluşturduğu tespit edilen balıkçılık faaliyetleri

    5

    Sürdürülebilir şekilde yönetilemeyen ormancılık faaliyetleri

    6

    Endüstriyel skalalarına göre büyük miktarlardaki tehlikeli kimyasalların (petrol ve petrokimya ürünleri) üretim, depolama, taşıma faaliyetlerinde bulunan bireyler veya şirketler

    7

    RAMSAR (Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Hakkında Sözleşme) alanı olarak tanımlanan sulak alanlarda yürütülen faaliyetleri

    8

    CITES kapsamı ile yasaklanan ürün ve/veya faaliyetlerle uğraşan bireyler veya şirketler

    9

    UNESCO Dünya Kültürel Miras Listesi’nde yer alan alanların kültürel miras niteliğini tehdit eden faaliyetler

     

  • Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirme Modeli

    Projeleri, niteliği, ölçeği, hassasiyeti, yeri ve çevresel ve sosyal etkilerine göre sınıflandırma ve risk bakımından sistematik olarak değerlendirmek amacıyla Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirme Modeli’mizi (ÇSEDM) geliştirdik. 2012 yılından beri uyguladığımız Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirme Modeli’nde (ÇSEDM) yatırım tutarı 20 milyon ABD Doları’nın üzerindeki projeleri değerlendirmekteydik. 2016 yılında bu limiti 10 milyon ABD Doları’na düşürdük ve finansal danışmanlık verilen projeleri de bu kapsama dahil ettik. Model kapsamında, finansman başvurusu olan ve ÇSKP’ye uygun olan projeler öncelikle her sektöre özgü belirlenmiş Sektörel İlkeler’e uygunluk bakımından değerlendiriliyor, ardından ÇSEDM uygulanarak çevresel ve sosyal etkinin boyutuna göre üç kategoriye ayrılıyor. Projelerin çevresel ve sosyal etkileri belirlendiği ve değerlendirildiği ÇSEDM süreci 3 aşamadan oluşuyor:

    • Kategori belirlenmesi: Proje, A, B ve C kategorilerinden birine dahil olacak şekilde sınıflandırılıyor.
    • Proje risk notunun belirlenmesi: Her sektöre özgü farklı soru setlerine sahip, uluslararası standartlar esas alınarak oluşturulmuş algoritmaya dayanan risk derecelendirme modelimiz aracılığıyla proje riskleri değerlendiriliyor.
    • Kategori ve risk notuna göre aksiyon grubunun belirlenmesi: ÇSEDM uygulanması sonucunda nihai risk notu veriliyor ve risk notuna göre çevresel ve sosyal konularda belirli aksiyonlar talep ediliyor. Bu kapsamda belirli risk puanı üzerindeki projelerin sahibinden Çevresel ve Sosyal Yönetim Planı (ÇSYP) hazırlanması, uygulamaya koyulması ve bankaya periyodik olarak raporlanması talep ediliyor.

    ÇSEDM Kapsamındaki Krediler:

    Yatırım tutarı 10 Milyon ABD Doları’nın  üzerinde olan yeni yatırım projeleri, “Çevresel ve Sosyal Etki Derecelendirme Süreci” (ÇSEDS) çerçevesinde “Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirme Modeline” (ÇSEDM) tabi tutulur.

    ÇSEDM Kapsamı Dışındaki Krediler:

    • Aşağıdaki sıralanan kredi talepleri Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirme Modeline tabi tutulmaz:
    • Satın alım ve özelleştirme kredileri,
    • İnşaat – Taahhüt kredileri ( Toplu konut projeleri hariç),
    • Herhangi bir proje yapımını içermeyen kısa veya uzun vadeli krediler,
    • Faaliyette olan bir projeye ilişkin krediler,
    • Daha önce kullanılmış proje kredileri için talep edilen refinansman kredileri.

    2016 yılında Yönetim Kurulu kararıyla finansal danışmanlık verilen projeleri ve yurtdışında finanse edilen projeleri ÇSEDM kapsamına dahil ettik. Ayrıca, daha çok sayıda projede ÇSEDM kriterlerini uygulayabilmek adına yatırım tutarı alt limitini 20 milyon ABD Doları’ndan 10 milyon ABD Doları’na indirerek, finans sektörünün uluslararası ölçekte tanıdığı Ekvator Prensiplerine uyum sağlamak konusunda bir adım daha atmış olduk.

    2017 yılında ÇSEDM kapsamına giren kredi limiti 531 milyon ABD Doları değerinde olan 3 proje sisteme tabi tutuldu. Yıl içerisinde ÇSEDM kapsamına dahil olmayan 82 milyon ABD Doları kredi limitine sahip bir proje de politika kapsamının ötesine geçilerek belirli çevresel şartlarla finanse edildi. 2017 yılında, Sürdürülebilirlik Ekibi proje sahalarındaki mevcut çevresel ve sosyal performansın tespit edilmesi için 28 proje sahası ziyareti yaptı.

    ÇSEDM’e Tabi Tutulan Yeni Yatırım Projelerinin Risk Değerlendirmesi Dağılımı (2015-2017)

     

    Kredi Limiti

    (milyon ABD Doları)

    Proje Adedi

     

    2015

    2016

    2017

    2015

    2016

    2017

    ÇSKP doğrultusunda doğrudan reddedilen projeler

    -

    -

    -

    8

    -

    0

    ÇSEDM kapsamında olup ÇSEDM’e tabi tutulan projeler

    1.621

    2.079

    531

    10

    5

    3

    ÇSEDM kapsamında olmayıp ÇSEDM ‘e tabi tutulan ve kredi sözleşmesine eklenen koşullarla kredilendirilen projeler

    70

    718

    82

    2

    1

    3

     

    2015-2017 Yıllarında ÇSEDM’e Tabi Tutulan Yeni Yatırım Projelerinin Risk Değerlendirmesi Dağılımı

     

    Kredi Limiti

    (milyon ABD Doları)

    Proje Adedi

     

    2015

    2016

    2017

    2015

    2016

    2017

    ÇSKP doğrultusunda doğrudan reddedilen projeler

    -

    -

    -

    8

    -

    0

    ÇSEDM kapsamında olup ÇSEDM’e tabi tutulan projeler

    1.621

    2.079

    531

    10

    5

    3

    ÇSEDM kapsamında olmayıp ÇSEDM ‘e tabi tutulan ve kredi sözleşmesine eklenen koşullarla kredilendirilen projeler

    70

    718

    82

    2

    1

    3

    Proje değerlendirmeleri kapsamında yapılan ÇSEDM sonuçlarını ve projelerin bu doğrultuda alınan aksiyonlara uyumunu üst yönetime raporluyoruz. Çevresel ve sosyal etki değerlendirmelerinin sonuçlarını Kredi Komitesi ve Sürdürülebilirlik Komitesi ile paylaşıyoruz. Sürdürülebilirlik Komitesi’nin gerekli görmesi durumunda ÇSEDS kapsamında yer alan toplam yatırım tutarı limiti, politikalar ve değerlendirme süreci gözden geçiriyor veya güncelliyoruz. 2017 yılı içinde müşterilerimizden talep ettiğimiz düzeltici önleyici faaliyetler ve projelerden bazı örnekler aşağıda yer almaktadır.

  • Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirme Vaka Analizleri

    1915 ÇANAKKALE KÖPRÜSÜ ve OTOYOLU PROJESİ

    Garanti BBVA’nın tüm kredi verenler temsilcisi olduğu 1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu Projesi, Malkara ve Çanakkale arasında toplam 88 kilometre uzunluğunda olup Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından geliştirilmiştir. Projenin 4,6 kilometrelik 1915 Çanakkale Köprüsü, 2023 metrelik orta açıklığı ile dünyanın en uzun asma köprüsü olacaktır.

    Proje kapsamında başta Ekvator Prensipleri, IFC Performans Standartları ve  Garanti BBVA İklim Değişikliği Eylem Planı olmak üzere, uluslararası standartlar ile uyumlu bir Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirmesi (ÇSED) süreci yürütülmektedir. ÇSED süreci, potansiyel çevresel ve sosyal etkilerin belgelendirilmesi ve etki azaltma önlemlerinin sağlanması, etkilerin önlenmesi ya da telafi edilmesi için yürütülmektedir. Ayrıca, ÇSED süreci olumsuz etkileri en aza indirgemek ve faydalarını en yüksek düzeye çıkarmak için projenin nasıl tasarlandığını ve nasıl uygulanacağını da açıklamaktadır. Bu proje kapsamında alınan aksiyonlardan bazıları aşağıda listelenmiştir:

    • Proje kapsamında etkilenecek her bir ağaç için 5 ağaç dikilecektir.
    • Güzergah boyunca, kara ve denizde, jeofizik taramalar ve jeoteknik çalışmalar gerçekleştirilmekte, yeraltındaki ve su altındaki olası riskler ve hassas alanlar (patlamamış mayın, arkeolojik buluntular vb.) önceden tespit edilmekte ve gerekli önlemler alınmaktadır.
    • Çanakkale Boğazı’nda yürütülecek çalışmalar sırasında uzmanlar deniz memelilerini gözlemleyecek, inşaat yöntemleri ve olası gürültülü çalışmaların canlılara zarar vermeyecek şekilde yürütülmesi sağlanacaktır.
    • Proje güzergahı boyunca detaylı bir çevresel gürültü modelleme ve izleme çalışması gerçekleştirilerek, gürültü sınırlarının aşılması muhtemel yerlerde peyzaj, gürültü bariyeri, asfalt tipi değişikliği gibi önlemlerle gürültü seviyelerinin düşürülmesi sağlanacaktır.
    • Proje yakınlarında bulunan yerleşim yerlerinin sosyo-ekonomik koşullarını iyileştirmek amacıyla Toplum Düzeyinde Destek Programı çalışması gerçekleştirilecek ve bölge halkına eğitim, danışmanlık ve ekipman desteği sağlanarak şartlarının iyileştirmesi sağlanacaktır.
    • Projenin tüm aşamalarında şeffaf bir iletişim politikası izlenecek, bölge halkı ve tüm paydaşlar inşaat ve işletme çalışmalarıyla ilgili bilgilendirilecek ve; soru, görüş ve şikayetlerini yönetmek amacıyla Şikayet Mekanizması oluşturulacaktır.

    Projeyle ilgili daha detaylı bilgi için www.1915canakkale.com  adresini ziyaret edebilirsiniz.

    TREDAŞ UYGULAMALARI

    Garanti BBVA’nın, uluslararası en iyi çevresel ve sosyal standartlara uymayı taahhüt eden müşterilerinden biri olan TREDAŞ’ın üstlendiği, sosyal yatırım programlarından bazıları aşağıda sunulmuştur. Bu yatırım programları, benzer alanlarda yürütülen çalışmalara örnek teşkil edecek uluslararası iyi uygulamalardandır.

    Kadınların işgücüne katılımı:

    Kadınların elektrik dağıtım işlerini tercih etmemesinden dolayı TREDAŞ’ın kadın çalışan sayısı oldukça azdır. 2017 yılında tamamı erkek olan Arıza, Onarım, Bakım personelinin de kadroya alınması ile kadın çalışan oranı %15’den %9’a düşmüştür.

    TREDAŞ bünyesinde kadın istihdamını artırmaya yönelik olarak, EBRD desteği ile “uyumlu eşitlik” prensibine uygun olarak 2017 yılında yoğun çalışmalar başlatılmıştır. Bu kapsamda öncelikli olarak kadın istihdamının hem iç hem de dış alanlarda (seçme yerleştirme süreçleri ve halka açık alanlarda iletişim çalışmaları) teşviki ile ilgili çalışmalara başlanmıştır. Mesleki anlamda özellikle sahada gerçekleştirilen işler kadınlar tarafından tercih edilmediğinden, okullarla iletişime geçilerek lisedeki kız öğrencilerin üniversitede elektrik bölümü tercih etmeleri teşvik edilmektedir. Üniversitelerde elektrik bölümlerinde okuyan kız öğrencilerle iletişime geçilerek destek ve staj programları oluşturulmuştur. Bunlara ek olarak, kadınlar için çalışma şartlarının iyileştirilmesi konusunda da önemli adımlar atılmıştır. Ayrımcılığın önlenmesi, fırsat eşitliği ve toplumsal cinsiyet eşitliği konularındaki çalışmalar yönetimin desteği ve rehberliği ile ilerlemektedir.

    TREDAŞ bünyesinde farkındalık yaratma ve bilinçlendirme kampanyaları düzenlenmiş ve bu inisiyatif TREDAŞ ve IC İÇTAŞ kurumsal web siteleri ve çeşitli basılı malzemeler aracılığıyla yaygınlaştırılmaya çalışılmıştır.

    İş Sağlığı ve Güvenliği:

    TREDAŞ ulusal İSG mevzuatına göre ‘çok tehlikeli’ sınıfta yer alan elektrik dağıtım faaliyeti yürütmektedir. Geçmişte, ne yazık ki, gerçekleştirilen işlerin tehlikeli doğasından kaynaklanan ve ölümle sonuçlanan kazalar yaşanmıştır. TREDAŞ, geçmişte yaşanan acı tecrübelerin bir daha tekrar etmemesi amacıyla, iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarını iyileştirmek adına önemli yatırımlar gerçekleştirmiş ve en yeni ve güvenli kişisel koruyucu donanımlara yatırım yapmıştır. Kendi bünyesindeki iş sağlığı ve güvenliği ekibi ile saha uygulamalarını sürekli olarak takip etmektedir.

    TREDAŞ, ayrıca, teorik ve uygulamalı eğitimler verilen bir Teknik Eğitim Merkezi’ni Lüleburgaz’da hizmete almıştır. Bu merkezde TREDAŞ çalışanlarının iş sağlığı güvenliği bilincini artırmaya yönelik verilen genel eğitimlerin yanı sıra yüksekte çalışma ve elektrikle çalışma konularında uygulamalı eğitimler de verilmektedir.

    Kuş Araştırma Projesi:

    Havai elektrik hatları, hem dikkat çekici oldukları hem de havada kapladıkları alan nedeniyle, gerekli tedbirler alınmadığı taktirde, kuşlar için kablolara çarpma ve elektrikle çarpılma gibi ölümcül riskler barındırmaktadır. Trakya Bölgesi önemli kuş göç yolları üzerinde bulunduğundan ve bu bölgedeki yoğun kuş faaliyetleri nedeniyle, TREDAŞ, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından desteklenen ve “Elektrik Dağıtım Sistemlerinin Kuşlar Üzerindeki Olumsuz Etkilerinin ve Kuş Kaynaklı Kesintilerin Azaltılmasına İlişkin Yöntemlerin Araştırılması ve Örnek Uygulamaların Hayata Geçirilmesi” başlıklı Ar-Ge projesi (Kuş Araştırma Projesi) kapsamında hem elektrik sisteminin kuşlar üzerindeki etkisinin ve aynı zamanda kuşların dağıtım şebekesi ekipmanları üzerinde neden olduğu arıza hem de kesinti sayılarının azaltılması oldukça etraflı bir çalışma yürütmüş ve örnek bir projeye imza atmıştır.

    Kuş Araştırma Projesi’nde Trakya Bölgesi’ndeki kuş faaliyetleri ile ilgili olarak mevcut durumun belirlenmesi ve kuşların dağıtım hatları ile etkileşimini azaltmak için ne gibi teknikler ve önlemler alınabileceği amacıyla aşağıdaki hususlara odaklanılmıştır:

    • Trakya Bölgesi’nde kuşların üreme alanları ve göç rotaları
    • Trakya bölgesi kuş habitatlarının haritalanması
    • Farklı kuş türlerinin dağıtım hatları ile olan etkileşimleri
    • Dağıtım hatlarında kuşların neden olduğu arızalar
    • Kuş ölümlerini ve yaralanmalarını azaltmaya için kuşları dağıtım hatlarından uzak tutmak amacıyla kullanılabilecek teknikler ve alınabilecek önlemler

    Proje kapsamında kuş habitatı araştırma raporu, kuş koruma planı ve pilot uygulamalar raporu hazırlanmıştır. Bu projeden elde edilen bulgular elektrik dağıtım sektöründe bir kılavuz olarak kullanılabilir.

    BİLKENT Entegre Sağlık Kampüsü (Bilkent ESK)

    Projenin Çevresel ve Sosyal Yönetim ve İzleme Programı (ÇSYİP), Uluslararası Kredi Kuruluşları Performans Standartları ve Ekvator Prensipleri (Equator Principles, EPs) de dahil olmak üzere uluslararası standartlar ve kılavuzlar kullanılarak hazırlanmıştır.
    Proje, kampüs alanı içindeki hastane binalarının tasarımı, gerekli malzemelerin tedariki, inşası, devreye girdikten sonra 25 yıl boyunca işletme ve bakım işlerini kapsamaktadır. Projede, Ana Hastane Binalarının (ana hastane ve altı kule) inşa edilmesinin yanı sıra Tıbbi Gözlem Kliniği, Sağlık Bakanlığı Yönetim Binası, Yüksek Güvenlikli Psikiyatri Hastanesi, Rehabilitasyon Hastanesi ve Teknik Hizmetler Binaları da sağlık kampüs alanı içinde bulunacaktır. Söz konusu proje tamamlandığında, tek sözleşme ile inşa edilen dünyanın en büyük sağlık kampüsü olacak ve projenin  pik zamanında doğrudan 7.000 işgücünün üzerinde bir istihdam sağlanarak toplamda yaklaşık 45 milyon adam saat harcanacaktır.

    Projenin çevresel ve sosyal olarak değerlendirilmesi, inşaat çalışmaları ile ilgili; olası potansiyel çevresel ve sosyal etkilerin belgelendirilmesi ve korumak amacıyla etki azaltma önlemlerini sağlamak, önlemek ya da telafi edilmesi için Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirmesi (ÇSED) çalışmaları yürütülmektedir. ÇSED 'in amacı, Projeyi ve projenin temel çevresel ve sosyal koşullardaki etkilerini tanımlamaktır. Ayrıca, olumsuz etkileri en aza indirgemek ve faydalarını en yüksek düzeye çıkarmak için Projenin nasıl tasarlandığını ve nasıl uygulanacağını da açıklamaktadır. Etki değerlendirmesi konuları; Hava Kalitesi, Gürültü, Su, Atıksu ve Yeraltı Suları, Toprak, Jeolojik Tehlikeler, Atık, Trafik, Ekoloji, Yeniden Yerleşim, Nüfus Akışı, Yerel Ekonomi ve Yerel Geçim Kaynakları, Toplum Sağlığı, Emniyet ve Güvenlik, Erişim Hizmetler ve Altyapı, İş Sağlığı, İşçi ve Çalışma Koşulları ve Kültürel Miras ’dır.

    Çevresel ve Sosyal Yönetim ve İzleme Programı (ÇSYİP), Uluslararası Kredi Kuruluşları (International Finance Corporation, IFC) Performans Standartları ve Ekvator Prensipleri (Equator Principles, EPs)’de dahil olmak üzere uluslararası standartlar ve kılavuzlar kullanılarak hazırlanmıştır. Proje Şirketi, tüm Türk ÇED Yönetmelikleri ve uluslararası kreditörlerin Ekvator prensipleri ve IFC performans standartlarına tam uyum içinde olmayı taahhüt etmektedir. Paydaş Katılım Planı (Stakeholder Engagement Plan, SEP), IFC ve EP Performans Standartlarına (PS) ve Bilkent ESK Projesi sponsorlarının ortak sosyal politika ve kurumsal ilkelerine uygun olarak hazırlanmıştır.

    Bilkent ESK Projesinde, enerji açısından verimli birçok sistem kullanılacaktır. Sistemlerden biri Tri-jenerasyon Tesisi’dir. Soğutma sisteminin bir bölümünde kullanılan, üfleme ve egzoz fanları ile dolaşım pompalarıdır. Bu pompalar, enerji tasarrufu için frekans kontrollü olacaktır. Frekans kontrollü pompaların kullanılması, yıllık toplam enerji tüketimini % 25'e kadar azaltmayı amaçlamaktadır. Bu çevre teknolojilerine ek olarak Tri-jenerasyon Tesisi’nde NOx'in en aza indirgenmesi için Düşük-NOx sistemleri de kullanılacaktır.

    Projenin inşaat ve işletme aşamasına ilişkin tanımlanan tüm etki azaltma önlemleri bir araya getirilerek ayrı bir belge halinde Çevresel ve Sosyal Eylem Planı (ÇSEP) hazırlamıştır. Kredi kullanan tarafından alınan ilgili eylemler periyodik olarak tarafımızdan izlenmektedir. Bilkent ESK Projesi ’nin Çevresel ve Sosyal İzleme Raporu, Tesis Anlaşması uyarınca kredi kullananın gerekliliklerini yerine getirmesi için hazırlanmaktadır. İzleme raporları, Kredi kullananın Çevre Kanunu, Çevresel ve Sosyal Standartlar, Çevre İzinleri, Çevre ve Sosyal Eylem Planı ile Tesis Sözleşmesinin Çevresel ve Sosyal Rapor Şartlarına uyumu ile ilgili tüm bilgileri kapsamaktadır. Ayrıca, Proje’nin Sağlık ve Güvenlik Performansı da izlenmektedir.

    Projenin İnşaat ruhsatı Nisan 2015'te güvence altında alınmış ve 2017 yılının Haziran ayından itibaren tamamlanacak aşamalı açılışlar da göz önünde bulundurulduğunda, tüm çalışmaların Ekim 2018'e kadar tamamlanması planlanmaktadır.

    ISO 9001, ISO 14001 (Proje Şirketleri için) ve OHSAS 18001 (Bilkent ESK Projesi ve Proje Şirketi İstanbul Ofisi) Yönetim Sistemleri sertifikaları Kampüsün faaliyete geçmesi ile birlikte temin edilecektir.

    Proje Şirketi, ilgili Ulusal Çalışma Mevzuatı ve Uluslararası Finans Kuruluşlarının (IFC) Performans Standartlarına (PS) tam uyum sağlamayı taahhüt etmektedir. Bu kapsamda, periyodik IFC PS2 Uyum Denetim Raporları, Proje inşaat aşaması için ÇSEP 'e karşı, iş ve çalışma koşullarının kontrol edilmesi amacıyla hazırlanmaktadır. Bu kapsamda 100 'den fazla çalışan ile Odak Grup Görüşmeleri de gerçekleştirilmektedir.

    GEBZE-ORHANGAZI-IZMIR OTOYOLU (IZMIT KÖRFEZ GEÇİŞİ VE BAĞLANTI YOLLARI DAHİL) PROJESİ 

    Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu (İzmit Körfez Geçişi Köprüsü ve Bağlantı Yolları dahil) Projesi, 433 km'lik yeni 2x3 şeritli paralı otobanın finansmanı, tasarımı, inşası, işletilmesi ve bakımı ile nakliyesi işlerinden oluşmaktadır. İzmit Körfezi'nin kuzeyindeki Dil İskelesi ile güneyde Hersek Yarımadası arasında bir asma köprü ile geçişi, 44 km'lik yeni erişim yollarının tasarımı ve inşası ile devrini, 27 km.’lik mevcut otoyolun devralımı, işletilmesi, bakımı ile devrini  ve  mevcut 3 km'lik otoyolun genişletilmesinin dizayn, inşaat ve değişimi işlerini kapsamaktadır. 

    Kredi Sözleşmesi’nin bir parçası olarak; Uluslararası Finans Kuruluşu (IFC), Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ve Ekvator Prensipleri (EP) gerekliliklerine uygun olarak Bağımsız Danışman Şirket aracılığı ile kapsamlı bir Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirmesi (ÇSED) Raporu hazırlanmıştır.

    ÇSED, Projenin dizayn, inşaat ve işletme aşamaları süresince fiziksel, doğal, kültürel, sosyal ve sosyo-ekonomik ortam üzerindeki etkilerini öngörüp değerlendiren ve olumsuz etkileri önlemek, azaltmak, düzeltmek, telafi etmek veya telafi etmek için mümkün olan yerlerde faydalar sağlamak için Borçlunun alması gereken önlemleri belirleyen bir çalışmadır.

    Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirmesi (ÇSED) Raporu’nun bir parçası olarak Paydaş Katılım Planı (SEP) hazırlanmıştır. SEP, özellikle yerel toplulukların ve diğer paydaşların Projeyle ilgili bilgilendirildiği mekanizmaları tanımlar ve Proje geliştirme için yorum ve girdi sağlamak için fırsatlar sunmaktadır. Çevresel ve Sosyal Yönetim Planı, ESIA’da yer alan etki azaltma tedbirlerini özetler ve Proje boyunca bu tedbirlerin uygulanması ve izlenmesi için düzenlemeler belirlemek üzere bir dizi plan ve prosedür geliştirilmesini önermektedir. ÇSYP gerekliliklerinin bir parçası olarak, Projenin ekolojik çalışmalarındaki bulgulara doğrultusunda karasal ve tatlı su ortamları için güzergah genişliğinde bir Biyoçeşitlilik Eylem Planı (BAP) hazırlanmıştır. ÇSYP'de belirtilen alanlarda ekolojik bağlantıyı korumak için belirli yerleri tanımlama ve  hedef türler tarafından kullanılacak menfez ve altgeçitleri dönüştürmek için uygun tasarım sağlamak ve Güvenli Yaban Hayatı Geçişi için Yol Geçiş Dizaynı: Venture İlçe Kılavuzu esaslarına göre Hayvan Geçiş Prosedürü hazırlanmıştır.

    BAP (Biodiversity Action Plan)'e ilave olarak, Arazi Edinimi Tazminat ve Yeniden Yerleşim Planı (Land Acquisition Compensation and Resettlement Plan, LACRP), Acil Durum Önleme ve Müdahale Planı (Emergency Prevention and Response Plan, EPRP), Rastlantısal Bulgu Prosedürünü (Change Finds Procedure, CDP) içeren Kültürel Mirasın Azaltılması Stratejisi, İnsan Kaynakları ve İşgücü Yönetim Planı, İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Planı, Deniz Çevresi Dizayn Yönetim Planı (Marine Environmental Design Management Plan, MEDMP), Deniz Çevresel İnşaat Yönetim Planı (Marine Environmental Construction Management Plan, MECMP), Karasal Çevre İnşaat  Yönetim Planı (Terrestrial Environmental Construction Management Plan, TECMP) gibi birkaç doküman hazırlanmıştır.

    Projenin, Çevresel ve sosyal izleme çalışmaları periyodik olarak yürütülmektedir ve inşaat çalışmaları, çevresel etkiler, izinler ve ruhsatlar, işçi sağlığı ve güvenliği, arkeolojik alanlar, şikayet mekanizması ve kamulaştırmaya ilişkin olarak detaylı olarak değerlendirilmektedir. Projenin izleme periyodu süresince, arazide sulak alan, su yolları ve hassas alanlarla ilgili otoyol boyunca saha özelindeki önlemlerin uygulanması bağımsız danışmanlık şirketi ve borç verenler tarafından incelenmektedir.

    Projenin Faz-I (Yaklaşık 52 km / Gebze-İzmir) ve Faz-II-A Aşaması (Yaklaşık 25 km / Bursa-İzmir) işletme aşamasına geçmiş olup, Faz-II-B (Yaklaşık 327 km. / Bursa -İzmir) bölümünün ise inşaat çalışmaları devam etmektedir.

    SOCAR Ege Rafinerisi (STAR) Projesi

    SOCAR Ege rafinerisi (STAR) projesi, yılda 10 milyon ton ham petrol işleme tesisi yeni bir rafinerinin kurulması, devreye alınması ve işletilmesinden oluşmaktadır. Proje sahası, petrol rafinerileri, petrokimya tesisleri, demir-çelik üretim tesisleri, gemi söküm tesisleri ve diğer çeşitli sanayi tesisleri barındıran Aliağa Yarımadası'nda bulunmaktadır. Yarımada, doğuda Aliağa ilçesi, batıda Ege Denizi, güneyde Nemrut Koyu ve kuzeyde Aliağa Körfezi ile sınırlanmıştır.

    Rafineri alanındaki inşaat faaliyetleri Aralık 2014'te başlamıştır. İskele-1 kazı aktiviteleri ile İskele alanında inşaat çalışmaları Haziran 2015’te başlamıştır.

    Proje tesisleri yaklaşık 246 hektarlık arazide inşa edilmektedir. Projenin başlıca hedefleri aşağıdaki gibi özetlenmiştir:

    • Hammadde talebini ekonomik ve güvenilir bir şekilde karşılayarak PETKİM kompleksi için arzın sürekliliğini sağlamak;
    • Şu anda arz sıkıntısı çeken iç pazarda Ultra Düşük Kükürtlü Dizel ve Jet Yakıt üretmek;
    • Rafineri - Petrokimya entegrasyonu kurarak ek sinerji yaratmak;
    • Üretim, ticaret, istihdam, lojistik ve diğer ilgili faaliyetlerle ulusal ekonomiye değer katmak; ve
    • Türkiye'nin dış ticaret açığının azaltılmasına katkıda bulunmak.

    Ulusal ve uluslararası mevzuat ve gerekliliklere uyum açısından Çevresel ve Sosyal Eylem Planını (ÇSEP) içerir bir Çevresel Sosyal Etki Değerlendirmesi (ÇSED) çalışması hazırlanmıştır. Proje, tanımlanan çevresel ve sosyal gerekliliklere uygun olarak işletilecektir. Borç Verenlerin Çevresel ve Sosyal Danışmanı (LESC), Projenin inşaat aşamasını yılda 2 defa olmak üzere izlemeyi üstlenmiştir.

    Proje gereklilikleri kapsamında, Proje Çevresel Performansı (1), Çevresel, Sosyal Güvenlik ve Sağlık ve Güvenlik Yönetimi Performansı (2), İş Sağlığı ve Güvenliği Konuları (3) ve Sosyal Yönler ve Yönetim (4) konuları Borçlular, Proje ekibi ve Kredi verenler tarafından detaylı incelenmektedir.

    (1) Kaynak Verimliliği ve Yönetimi, Atık Yönetimi, Atıksu Yönetimi, Tehlikeli Madde Yönetimi, Hava Kalitesi, Gürültü, Yüzey ve Yeraltı Suyu, Deniz Suyu ve Sediman Kontrolü, Toprak ,Toprak Döküm Alanları ve Bitkisel Toprağın Yönetimi Biyolojik Çeşitlilik.

    (2) Çevresel, Sosyal, Sağlık ve Güvenlik Politikaları, ESHS Yönetiminin Organizasyonu, Çevresel ve Sosyal Etkileri Değerlendirilmesi, Acil Durum Planlaması ve Acil Durum Prosedürleri, Personel Eğitimi ve Gözetimi, Denetleme, Teftiş ve İnceleme.

    (3) Kaza Bildirim, Kayıt ve Soruşturma, Genel Düzen Konuları, Tehlikeli Maddelerin ve Tehlikeli Atıkların Depolanması, Saha Güvenliği Konuları, Gürültüye Mesleki Maruz Kalma, Titreşim ve Hava Kirleticileri, Kişisel Koruyucu Donanımlar, Sağlık ve Konfor, İş Ekipmanları ve Makine Güvenliği, ve Güvenlik İşaretleri ve Trafik Güvenliği Kullanımı.

    (4) İşçi ve Çalışma Koşulları, Toplum Sağlığı ve Emniyeti ile Güvenliği, Bilgi Açıklaması  ve Paydaş Katılımı ve Rastlantısal Bulgu Prosedürü.

  • Portföyümüzün Karbon ve Su Ayak İzi

    Portföyümüzün Karbon ve Su Ayak İzi

    Finanse ettiğimiz tüm faaliyetlerin CO2 emisyon oranına ilişkin henüz güvenilir veriye erişmemiz mümkün değil zira Türkiye’de henüz çok az sayıda şirket sera gazı emisyonlarını düzenli olarak hesaplayarak takip ediyor. 2016’nın Haziran ayında yayımlanan Sera Gazı Emisyonlarının Takibi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile birlikte işletmelerin 2015 ve 2016 yıllarına ait sera gazı emisyon raporlarını Bakanlığa 2017 Nisan ayı sonuna kadar sunması düzenlendi. Sera gazı emisyonlarının raporlanması ve Sera gazı emisyonlarının doğrulanmasını düzenleyen 7. ve 8. maddeler 1 Ocak 2017 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek. Bu sayede BM’nin öngördüğü iklim değişikliği ile mücadele için gereken kurumsal kapasitenin geliştirilmesi konusunda önemli bir adım atılmış olacak.

    Diğer yandan, dolaylı su ayak izimizi yönetmek için, su ve diğer doğal kaynakları tüketiminin azaltılmasına, çevresel etkilerin en aza indirilmesine, geri dönüşüm uygulanmasına ve su kalitesinin olumsuz etkilenmemesine yönelik önlemlerin alınmasını talep, takip ve temin ediyoruz. Yeni yatırımların finansmanında yer, su özellikleri, yeraltı ve yüzey suları üzerindeki etki, kalite, sektörel kriterler gibi koşulları dikkate alıyoruz. Ayrıca, BM Küresel Hedeflerinden 15. Hedef Karasal Yaşam’ın çizgisinde Çevresel ve Sosyal Kredi Politikalarımız doğrultusunda, ekosistemlerin korunması için RAMSAR Sözleşmesi tarafından koruma altında kabul edilen sulak alanlarında olan proje ve faaliyetleri finanse etmiyoruz.

    Karbon ayak izinin yanında su ayak izinin yönetilmesi için farkındalık yaratmak amacıyla CDP Su Programı’nın (CDP Water) 2015’te Türkiye’de başlatılmasına programın ana sponsoru olarak destek olduk. Bu kapsamda, su konudaki farkındalığın arttırılması ve su kaynaklarına ilişkin risklerin kurumsal müşteriler tarafından dikkate alınmasını hedefliyoruz.

    Su riskleri konusunda gerek STK’lar, gerek kamu gerekse özel sektörle farkındalık yaratma ve bilgi paylaşımı açısından iş birliklerimizi sürdürüyoruz. 21 Nisan 2016’da WWF Su Panelinde üst düzey katılımla yer aldık. Su riskleri konusuna yaklaşımımız hakkında ayrıntılı bilgi geçmiş sürdürülebilirlik raporlarımızda ve web sitemizde bulunuyor.

  • Sektörel Prensipler

    Hidroelektrik Santral Projeleri

    • Doğal su kaynağı ve çevresel su akışı, hidroelektrik santral projelerindeki en kritik konulardan biri olarak görülmektedir. Garanti BBVA havza su haklarının gözetilmesine ve havza ekosisteminin muhafaza edilmesi ve akarsu hidrolojisinin korunması için yeterli çevresel su akışının sağlanmasına önem vermektedir. Su miktarının, mevzuat gereklerini ve ilgili kurumlarca yapılan belirlemeleri en az birebir karşılamak koşuluyla, Ekosistem Değerlendirme Raporu da dikkate alınarak ilgili teknik uzmanlar tarafından, proje yerine özel olarak belirlenmiş olması esastır. Buna ek olarak, bu çalışmaların sonucuna göre projenin teknik tasarımının değiştirilmesi istenebilir. Operasyon aşamasında su miktarları ve nehir habitatına etkiler periyodik olarak izlenmektedir.
    • Projelerde akış hızı, drenaj ve debi değerlendirilir. Akış yönü ve akış hızında değişiklikler, su kaynağında hafriyat yapılması, dip taraması ve akış yönünün muhtemel olumsuz etkilerine bağlı sediman toplanması gibi durumlarda, önleyici tedbirlerin alınması talep edilir.

    Termik Santral Projeleri

    • Soğutma ve proses suyunun deşarjı bu tür projeler için en kritik konulardan biridir. Dolayısıyla, Garanti BBVA özellikle kıyı bölgelerdeki projeler için, termal deşarj etkisi konusunda modelleme ve/veya kümülatif etki çalışmaları talep etmektedir.
    • Buna ek olarak inşaat ve operasyon aşamalarındaki su tüketiminin ekosistem üzerindeki etkilerinin en düşük seviyeye indirilmesi önem taşımaktadır. Garanti BBVA su temini konusunda alternatif yöntemler talep etmektedir.

    Jeotermal Enerji Santrali Projeleri

    • Yeraltı sularının dengesini ve doğal hayatı korumak amacıyla, jeotermal projelerde %100 re-enjeksiyon yapılması gerekmektedir. Ancak proseste, re-enjeksiyon nedeniyle yeraltı sularının kirlenmesini engelleyecek tüm gerekli önlemler alınmalıdır.

    Ulaşım / Altyapı Projeleri

    • Sucul/Denizel ekosisteme etkilerin değerlendirilmiş olması, bu değerlendirmelerin Önlem ve İzleme Planı’nda yer alması gereklidir.
    • Liman/kıyı yapılarında oşinografik ve hidrografik raporların hazırlanmış olması, dolgu yapısı ve/veya dip taraması yapılacak ise etkilerinin değerlendirilmiş olması gereklidir.
    • Denizde yaşanabilecek çevresel kaza / sızıntı gibi durumlar için, Acil Müdahale Eylem Planı’nın hazırlanması, söz konusu durumlarda kirletici maddelerin denizde yayılmasını önleyici bariyer, köpük vb. sistemlerin sahalarda hazır bulundurulması esastır.

    Madencilik Projeleri

    • Su yönetimi stratejilerine öncelik verilmektedir. Projelerin su gerekliliklerine ilişkin azaltıcı tedbirlerin yanında, geri dönüşüm ve yeniden kullanım stratejileri de değerlendirilmektedir. Maden projelerinde talep edilen Su Yönetimi Planı’yla asit kaya drenajının önlenmesi sağlanmalıdır.

    Diğer Projeler

    • Endüstriyel projelerde endüstriyel atık su deşarjı konusunda yönetim planları gereklidir. Arıtma tesislerinde Mevcut En İyi Teknikler (BAT) tercih edilmelidir. Etkili kullanım, geri dönüşüm ve yeniden kullanımı gözeten projelere öncelik verilmektedir.

     

  • Çevresel ve Sosyal Riskler Konusunda Farkındalık Yaratmak

    Sorumlu finansman çalışmalarımızın yanında, sürdürülebilir kalkınma gündeminin ortak çabalarla gerçekleştirilmesi için iş birlikleri kuruyoruz. Farklı paydaşlarla yaptığımız ortaklıklar ve uluslararası platformlara üyeliklerimiz sayesinde bilgi ve deneyimlerimizi paylaşıyor, böylelikle güncel gelişmeleri yakından izleme fırsatını yakalıyoruz. Ardından bu gelişmeleri kendi bünyemizde uygulamak için gerekli adımları atıyor ve ülkemizde benzer iyi uygulamaları yaygınlaştırmak için düşünce liderliğini üstleniyoruz. Finansal olmayan riskleri değerlendirme mekanizmalarımız aracılığıyla sektörümüzde bir ilke imza atmış olduk. Sorumlu finansman alanındaki öncü konumumuzu ÇSEDS yaklaşımımızı ve sistemimizi çeşitli platformlarda paylaşarak pekiştiriyoruz. Bu sayede, bankacılık sektöründe sürdürülebilirlik parametrelerinin gelişimine ve gerek reel, gerekse finans sektöründeki dış paydaşlarımızın bilgi ve farkındalık düzeyinin artmasına ve kapasite geliştirmesine katkıda bulunuyoruz. 2016 yılı Aralık ayında SALT Galata’da 2. Sürdürülebilirlik ve Risk Yönetimi Çalıştayı’nı gerçekleştirerek enerji ve altyapı sektöründeki kurumsal müşterilerimizle sürdürülebilirlik, ÇSY risk yönetimi konusundaki Banka yaklaşımını, ulusal ve uluslararası trendleri ve iyi uygulamaları sunduk. Çalıştayda Garanti BBVA’nın yanı sıra, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri, IFC ve EBRD uzmanları, CDP Türkiye ve bağımsız danışmanlık firmalarının temsilcileri konuşma, panel ve sunumlarla bilgi ve deneyimlerini paylaştı.

    Yaptığımız eğitim ve kapasite geliştirme çalışmaları neticesinde EBRD tarafından, 2015 yılında olduğu gibi 2016 yılında da Çevresel ve Sosyal Risk Yönetimi konusunda finansal kurumlara verilen eğitimler açısından en iyi uygulama örnekleri arasında gösterildik.

     

Sözleşme

lorem klsdjlk sajdk ajsdkjskdjıoqw dqwuda sd lsdidss uds mdsudusuadahskasjh dsajdhajskhd kjasdhjkashdjk asjdhaskjkhd as

lorem klsdjlk sajdk ajsdkjskdjıoqw dqwuda sd lsdidss uds mdsudusuadahskasjh dsajdhajskhd kjasdhjkashdjk asjdhaskjkhd as

lorem klsdjlk sajdk ajsdkjskdjıoqw dqwuda sd lsdidss uds mdsudusuadahskasjh dsajdhajskhd kjasdhjkashdjk asjdhaskjkhd as

Sözleşme

lorem klsdjlk sajdk ajsdkjskdjıoqw dqwuda sd lsdidss uds mdsudusuadahskasjh dsajdhajskhd kjasdhjkashdjk asjdhaskjkhd as

lorem klsdjlk sajdk ajsdkjskdjıoqw dqwuda sd lsdidss uds mdsudusuadahskasjh dsajdhajskhd kjasdhjkashdjk asjdhaskjkhd as

lorem klsdjlk sajdk ajsdkjskdjıoqw dqwuda sd lsdidss uds mdsudusuadahskasjh dsajdhajskhd kjasdhjkashdjk asjdhaskjkhd as